Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Malatya’daki son depremin "büyük bir depremin habercisi" olup olmadığı sorusunu yanıtladı. Üşümezsoy, Pütürge’deki bölgenin hem 2020 hem de 2023’te stres altında olduğunu, orada dirençli bir alan bulunduğunu vurguladı.
Uzman, 6 Şubat'ta kırılmayan Pütürge'de bir direnç bölgesi olduğunu belirtti: "Demek ki hem 2020'de hem de 2023'te de stres altına girdi. Oradaki ana fay kırılınca Pütürge'nin kuzeyindeki küçük faylarda sürekli küçük deprem oluyor." Bu tür küçük fay hareketlerinin ana fayın kırılmasıyla aynı şiddette olmayacağını söyledi.
Üşümezsoy'a göre bölgede görülen depremler genellikle küçük faylardan kaynaklanıyor. Büyük bir deprem için büyük bir fayın kırılması gerekir; eğer ana fay kırılmış olsaydı 6 ve üzeri büyüklükte sarsıntı olurdu. Bu nedenle mevcut küçük sarsıntılar tek başına büyük bir kırılmanın kesin göstergesi sayılmıyor.
Konuşmasında, Pütürge için olasılık değerlendirmesi yaptı: "Burada büyük deprem Pütürge'de olabilir. Ama 2 büyük depremden sonra olmadığı için büyük bir kitlenme var." Yani bölgede enerji birikimi bulunduğunu, bunun sonucunda uzun vadede 6,5 civarında bir depremin meydana gelebileceğini ifade etti.
Arap levhasının doğuya doğru hareketinin etkilerine de değinen Üşümezsoy, bu hareketin Anadolu levhasındaki kırık bölgeleri "yapıştırdığını", Arap levhası daha şiddetli hareket ettiğinde bu yapışan yerlerin yeniden kırıldığını söyledi. Ancak bu kırılmaların, 6 Şubat'taki ana şok gibi büyük depremlere neden olmayacağını belirtti: "Bu anlamda bu küçük faylar yolunu tamamladı."
Son olarak, Palu'ya giden fay hattında stres olabileceğine dikkat çekti. Uzman açıklamaları, bölgedeki küçük depremlerin mekanizmasını ve büyük bir kırılmanın koşullarını açıklığa kavuşturuyor; Pütürge ve Palu çevresi uzun vadede izlenmesi gereken alanlar olarak öne çıkıyor.

Yorumlar