Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bursa’daki otelde şef aşçı olarak çalışan K.H.’nin işten çıkarılmasına ilişkin davada son kararı verdi. Mahkeme, davacının stajyer aşçı M.K.’ya ve diğer çalışanlara yönelik sinkaflı sözleri nedeniyle işverenin haklı gerekçe ile iş sözleşmesini feshedebileceğini kabul etti.
Davalı K.H., iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın sona erdirildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile birlikte fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmesini talep etti.
Otel işletmecisi savunmasında, davacının stajyer M.K.'ya “salak, öküz” gibi ifadeler kullandığını ve benzer şekilde diğer çalışanlara da sinkaflı sözler sarf ettiğini belirterek fesih için haklı sebep bulunduğunu ileri sürdü. İşletmeci ayrıca, fazla çalışmaların ya ücret bordrolarına yansıtılarak ödendiğini ya da karşılığında serbest zaman verildiğini; iş sözleşmesinde yılda 270 saate kadar fazla çalışmanın zamlı karşılığının ücrete dahil olduğuna dair düzenleme bulunduğunu savundu.
İş Mahkemesi, davacının hakaret niteliğindeki davranışını gerekçe gösteren işvereni kısmen haklı bulmakla birlikte, dosyada fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu gösteren sözleşme ve somut belge bulunmadığı gerekçesiyle davayı kısmen kabul etti. Karar istinafa taşındı; Bölge Adliye Mahkemesi itirazları reddetti.
Yıllar süren yargı sürecinde son sözü Yargıtay söyledi. Daire kararında, çalışanın ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışının iş ilişkisinin devamını işveren bakımından çekilmez hale getirmesi durumunda işverenin derhal fesih hakkının doğduğu vurgulandı ve otel işletmecisinin haklı olduğu belirtildi.
Karar, iş yerinde hakaret ve benzeri davranışların işveren açısından haklı fesih nedeni sayılabileceğine dair emsal nitelik taşıyor; bu tür hallerde işverenin tazminatsız fesih yoluna başvurabileceği bir kez daha teyit edildi.

Yorumlar