İspanya'nın Kuzey Afrika özerk toprağı Ceuta hattında deniz yoluyla yapılan düzensiz geçişlerde yaşamını yitirenlerin sayısı resmi açıklamaya göre 67 oldu. Olay, bölgedeki geçiş baskısını ve insani maliyeti gözler önüne serdi.
Geçişlerin tavan yaptığı günlerde Ceuta'ya giren yaklaşık 69 bin düzensiz göçmenin büyük bölümü, İspanya ana karasına geçemeyeceklerini veya Ceuta'da barınma imkânı bulamayacaklarını anlayıp komşu ülke Fas'a geri döndü. Yetkililer, önemli sayıda kişinin gönüllü dönüş yaptığını belirtti.
İspanyol hükümeti, sınır güvenliğini sağlamak amacıyla bölgeye ek Ulusal Polis, Sivil Muhafızlar ve askeri birlikler sevk etti. Alınan yoğun tedbirlerin ardından düzensiz geçişlerin büyük oranda azaldığı, ancak sınır hattında teyakkuzun sürdüğü kaydedildi. Ayrıca İspanyol ve Faslı yetkililer arasında yeni toplu geçiş dalgalarını önlemeye yönelik saha koordinasyonunun devam ettiği aktarıldı.
Bölgesel ve diplomatik yankılar da sürüyor. Schengen ile vizesiz dolaşım hakkını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtilen İspanya'ya karşı ilk adımı İtalya attı; Başbakan Meloni, Ceuta'dan gelen görüntüleri "şoke edici" olarak niteleyip, "İtalya seyirci kalmayacak." dedi ve İspanya ile Schengen kapsamındaki serbest dolaşımı askıya aldı.
İspanya Başbakanı ise bu akını "eşi benzeri görülmemiş" olarak tanımladı ve ülke genelinde aylardır süregelen düşüş eğilimini kırdığını söyledi: "Sadece acil olan hususlarda değil, önemli konularda da adım atmalıyız." Mesaj, hem iç güvenlik hem de AB düzeyinde koordinasyon ihtiyacına işaret ediyor.
Konuya ilişkin bazı değerlendirmelerde ise göçmen tercihleri ve göçü etkileyen unsurlar tartışıldı; buna göre "göçmen konusunda en şanslı ülkeler Müslüman ülkelerdir, kapılarına kimse gitmiyor" ve "hak hukuk adalet olmayınca niye gitsinler" gibi gözlemler öne çıktı. Gelişmeler, hem bölgesel güvenliği hem de Avrupa çapında göç politikasını yeniden masaya yatıracak nitelikte.

Yorumlar