Teknoloji devleri yapay zeka yatırımlarını gerekçe göstererek peş peşe binlerce çalışanıyla yollarını ayırıyor. Geçtiğimiz hafta Intuit 3 bin, Meta 8 bin kişiyi işten çıkarırken, Cisco da binlerce kişilik küçülme planını açıkladı. Şirketler kararlarının arkasında AI yatırımları ve yapısal dönüşüm hedefleri olduğunu belirtiyor.
Toplu işten çıkarmalar manşetleri doldursa da analistler asıl yıkımın işe alımların azalması olduğunu vurguluyor. Kurumlar mevcut kadroları daraltırken yeni pozisyon açma konusunda çekingen davranıyor ve alt kategorideki temel işleri AI sistemlerine devrediyorlar.
Bu süreçten en ağır darbe, iş hayatının henüz başındaki giriş seviyesindeki çalışanlara vuruyor. Standart ve tekrarlayan görevler otomasyonla hızlıca değiştiriliyor; bunun sonucu olarak genç ve deneyimsiz iş gücü fırsatları azalıyor.
İstihdam araştırma şirketi Challenger, Gray & Christmas verilerine göre bu yılın başından itibaren yaklaşık 50 bin kişi işten çıkarıldı; bu rakamın 2026’daki toplam iş kayıplarının yüzde 17’sine denk geldiği belirtiliyor. Goldman Sachs ise yapay zeka nedeniyle ABD’de her ay yaklaşık 16 bin insanın işini kaybettiğini ifade ediyor.
Şirketler resmi açıklamalarda AI ve yapı değişikliği gerekçelerini öne sürerken bazı analistler ekonomik belirsizlikler veya azalan talep gibi gerçekleri itiraf etmemenin bir sonucu olarak bu gerekçenin kullanıldığını savunuyor. Bu görüşe göre "AI bahanesi" kimi zaman maliyet düşürme ve yeniden yapılanma hamlelerini meşrulaştırıyor.
Sektörde yükselen tablo, istihdam dinamiklerinin kısa vadede daha da sıkışabileceğine işaret ediyor. Hem işten çıkarmalar devam ediyor hem de işe alım kanalları daraldıkça iş piyasasında toparlanma zorlaşıyor; özellikle giriş seviyesi rollerde yer açılmaması kalıcı etkiler yaratabilir.
Uzun vadede şirketlerin AI yatırımları ve otomasyon kararları iş gücünün yapısını değiştirecek gibi görünüyor. Bu değişimin etkileri izlenirken, işe alım pratikleri ve mesleki beceri gereksinimleri de yeniden şekillenecek.

Yorumlar