ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın Washington ile anlaşmaktan başka bir seçeneği olmadığını ve yapılacak herhangi bir uzlaşmanın kesin şekilde Tahran'ın nükleer silah edinmesini engellemesi gerektiğini söyledi.
Fox News kanalına konuşan Rubio, Tahran yönetimindeki birçok ismin “aşırılıkçı” olduğunu belirtti ancak bu kişilerin ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi durumdan çıkmak için adım atmak zorunda olduklarını gördüğünü ifade etti. Rubio, İranlıların bu karmaşadan kurtulma konusunda ciddî olduklarını düşündüğünü kaydetti.
Rubio, ikinci tur müzakerelerin yapılamamasından sonra gelinen son durumu değerlendirirken görüşmelerin devamının hâlâ mümkün olduğunu vurguladı. Amerika'nın önceliğinin, yapılacak herhangi bir anlaşmanın İran'ın nükleer silaha doğru ilerlemesini kesin olarak engelleyecek mekanizmaları içermesi olduğunu belirtti.
İran'daki ekonomik sorunlara da dikkat çeken Rubio, ülkenin çatışmanın başlamasından önce yaşadığı problemlerinin sürdürdüğünü ve birçoğunun daha da kötüleştiğini söyledi. Bu tablonun Tahran'daki karar alıcılar üzerinde anlaşma yapma baskısı oluşturduğunu öne sürdü.
Hürmüz Boğazı ile ilgili değerlendirmesinde Rubio, İran'ın boğazın açık olduğu yönündeki beyanlarına tepki gösterdi: "Boğazlar açık, tabii koordinasyon kurup bizim iznimizi alırsanız, aksi takdirde sizi havaya uçururuz ya da bize ödeme yaparsınız, diyorlar. Bu, boğazları açmak değildir." Rubio, Hürmüz'ün uluslararası bir su yolu olduğunu ve İran'ın uygulamalarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu.
Rubio, İran'ın uluslararası deniz yollarını kimin kullanacağına karar verdiği veya kullanımlar için ödeme talep ettiği bir sistemin normalleştirilemeyeceğini belirterek, bu tür adımların bölgesel güvenlik ve ticaret üzerinde ciddi etkileri olacağını söyledi. Rubio'nun açıklamaları, diplomasi kanallarının açık tutulmasının ve nükleer güvencelerin önceliklendirilmesinin altını çiziyor.

Yorumlar