Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moldova’dan ayrılan Transdinyester bölgesinde sürekli ikamet eden ve 18 yaşını dolduran yabancı uyruklu kişilerin Rus vatandaşlığına kabulü için başvuru sürecini kolaylaştıran bir kararname yayımladı. Kararname, Rusya Devlet Yasa Bilgi Sistemi’nde resmen ilan edildi.
Yayımlanan metinde, kararın alındığı gerekçe olarak kişilerin insan hakları ve özgürlüklerinin korunması amacıyla uluslararası hukuk doğrultusunda hareket edildiği belirtildi. Kararnameyle Transdinyester’de ikamet eden yetişkinlerin basitleştirilmiş usulle vatandaşlığa kabul hakkına sahip olduğu vurgulandı.
Moldova Cumhurbaşkanı Maya Sandu, Estonya’nın başkenti Tallinn’de yaptığı açıklamada Putin’in kararına tepki gösterdi. Sandu, “Putin Moldova’yı korkutmaya çalışıyor” ifadelerini kullanarak bölgedeki gelişmelerden endişe duyduklarını kaydetti ve savaş sonrası pek çok sakin için Moldova vatandaşlığının güvenlik sağlayıcı bir seçenek olduğunu hatırlattı.
Transdinyester, Dinyester Nehri’nin doğu kıyısında yer alıyor ve 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından tek taraflı bağımsızlığını ilan etmişti. İlanın ardından 1992’de başlayan çatışmalar, ateşkesle sona ermiş; çatışmalarda 1.000’den fazla kişi hayatını kaybetmişti. Bölgenin statüsü uluslararası alanda tartışmalı olmaya devam ediyor.
Bölgeyi hiçbir Birleşmiş Milletler üyesi ülke tanımıyor. Transdinyester’in kendi meclisi, ordusu, polisi ve posta sistemi bulunuyor. Rusya ise bölgede “barış gücü” adı altında asker bulunduruyor ve bölgeye her yıl milyonlarca dolarlık mali destek sağlıyor. Ayrıca bölgede Sovyet döneminden kalan ve Rusya’ya ait en büyük cephaneliklerden birinin bulunduğu kaydediliyor.
Moldova ile Transdinyester arasındaki görüşmeler AGİT öncülüğünde, 5+2 formatında sürüyor. Kararın diplomatik yansımaları bölgesel gerilimi artırabilir; Rusya’nın vatandaşlık kolaylığı hamlesi, Moldova’nın egemenlik ve güvenlik endişelerini derinleştirebilir.
Kararname, bölgede yaşayanların statüsü ve iki ülke arasındaki müzakereler bağlamında yeni bir tartışma konusu olarak öne çıkıyor. Gelişme, hem bölgesel ilişkiler hem de uluslararası hukuk açısından takip ediliyor.

Yorumlar