Menopoz, yumurtalıkların hormon üretiminin azalmasıyla adetlerin kalıcı olarak sona erdiği doğal bir dönem. Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Nur Dokuzeylül Güngör, geriye dönük 12 ay boyunca adet görülmemesi halinde menopoz tanısı konduğunu, ancak sürecin bir gecede başlamadığını belirtti. Geçiş döneminde belirtilerin günlük yaşamı etkileyebileceğini vurguladı.
Genellikle 40’lı yaşların ortalarında başlayabilen perimenopozda östrojen ve progesteron düzeyleri dalgalanıyor. Adet düzensizliği, sıcak basması, gece terlemesi, uyku bozukluğu, çarpıntı hissi, konsantrasyon güçlüğü, duygu durum ve cinsel istekte değişiklikler görülebiliyor. Güngör, menopozun yalnızca adetlerin kesilmesinden ibaret olmadığını, bütün bedeni etkileyen bir geçiş dönemi olduğunu ifade etti.
Sıcak basmaları ve gece terlemeleri bazı kadınlarda uykuyu bozarak ertesi gün yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve iş performansında düşüşe yol açabiliyor. Bu belirtilerin yıllarca sürebileceğini belirten Güngör, “Biraz sabret, geçer” yaklaşımının herkes için uygun olmadığını söyledi. Bu şikâyetler için hormonal ve hormonal olmayan tedavi seçenekleri bulunduğunu kaydetti.
Hormon tedavisinin yarar ve risklerinin yaş, menopoz zamanı, hormonun türü ve dozu, uygulama yolu ile tedaviye başlama zamanına bağlı olarak değiştiğini aktaran Güngör, kararın kişiye özel verilmesi gerektiğini vurguladı. Uygun adaylarda, özellikle menopozun erken döneminde, hormon tedavisinin sıcak basması ve gece terlemesine karşı etkili olabileceğini; kemik kaybı ve kırık riskinin azaltılmasına da katkı sağlayabileceğini belirtti. Rahmi bulunan ve sistemik östrojen kullanan kadınlarda rahim iç tabakasını korumak için uygun progestojen tedavisinin de değerlendirilmesi gerektiğini ekledi.
Hormon kullanmak istemeyenler için bazı antidepresan grubu ilaçlar ve NK3 reseptör antagonistleri seçenekler arasında yer alıyor. Güngör, östrojen içermeyen fezolinetantın da bu seçeneklerden biri olduğunu söyledi. Verilen bilgilere göre NICE, 2026’da hormon tedavisinin uygun olmadığı kadınlarda orta-şiddetli vazomotor belirtiler için ilacı seçenek olarak kabul etti. Nadir fakat ciddi karaciğer hasarı riski nedeniyle tedavi öncesinde ve sırasında karaciğer fonksiyonlarının izlenmesi öneriliyor.
Menopoz sonrasında vajinal ve idrar yollarındaki değişiklikler kuruluk, yanma, cinsel ilişkide ağrı, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları veya idrar yaparken rahatsızlık şeklinde görülebiliyor. Genitoüriner Menopoz Sendromu olarak adlandırılan bu şikâyetlerin dile getirilmekten çekinilebildiğini belirten Güngör, bunların yaşlanmanın kaçınılmaz sonucu olmadığını ve tedavi edilebildiğini söyledi. 2025’te yayımlanan uluslararası bir kılavuzda düşük doz vajinal östrojenin güçlü kanıta sahip seçeneklerden biri olarak öne çıktığını aktardı.
Uzman, menopoz yönetiminde kemik ve kalp-damar sağlığı, kan şekeri ve kolesterol, kan basıncı, kas kütlesi, uyku ve ruh sağlığının birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti. Düzenli direnç egzersizi, yeterli protein, liften zengin ve dengeli beslenme ile kaliteli uykunun önemine dikkat çekti. Soya, karayılan otu ve diğer bitkisel ürünlerde kanıtların standart tedaviler kadar güçlü olmadığını; ürünlerin ilaçlarla etkileşebileceğini belirterek “bitkisel” ifadesinin risksiz anlamına gelmediği uyarısında bulundu.

Yorumlar