Haluk Levent'in kurucusu olduğu Ahbap Derneği hakkında başlatılan soruşturma, milyonlarca bağışçının güvenini sarstı. Kahramanmaraş depremleri sonrası yardım amacıyla yapılan bağışların toplanması ve kullanımıyla ilgili MASAK raporları, mali incelemeler ve suç duyuruları dosyaya girdi; Levent de gözaltına alındı.
Soruşturmada, derneğe gelen yaklaşık 7 milyar lira tutarındaki bağışın hareketleri, milyarlarca liralık para giriş-çıkışları, 190 milyon liralık yasa dışı bahis iddiası, 3 milyon dolarlık senet iddiası ile taşınmaz işlemleri ve belediye ihalelerine ilişkin çeşitli iddialar yer aldı. Bu gelişmeler, yardım kuruluşlarına duyulan güveni ciddi şekilde zedeledi.
Sürecin hız kazanması ve kamuoyunun tepkisi sürerken sosyal medyada başka bir tartışma daha alevlendi: bağışçıların duygularını sömürdüğü iddia edilen "vurguncu" figürler. Bu isimler arasında "Fake Atatürk" ya da "Çakma Atatürk" olarak bilinen Serdar Görel öne çıkıyor.
Serdar Görel'in profilinin Atatürk’e benzetildiği ve 29 Ekim, 19 Mayıs, 10 Kasım gibi anlamlı günlerde CHP'li bağışçılardan topladığı paralarla gündeme geldiği belirtiliyor. Geçtiğimiz 29 Ekim’de bu yöntemle 1 milyon TL’ye yakın para topladığı iddia edilmişti. Bu iddialar, Ahbap soruşturmasıyla birlikte yeniden konuşulmaya başlandı.
Kaynak notlarına göre, CHP'li bağışçıların duygularını istismar eden bu tür örneklerin bir yenisi de "Çakma İmamoğlu" olarak anılan kişiyle ilişkilendiriliyor. Söz konusu figürlerin canlı yayınlarda topladıkları paraların denetimsizliği, kriz dönemlerinde yardım hareketlerinin ne kadar savunmasız olduğunu gösterdi.
Sonuç olarak, Haluk Levent soruşturması sadece Ahbap ve bağışçılar açısından değil, genel olarak sivil toplum ve yardım kuruluşlarına yönelik güven algısı açısından da etkisini hissettirdi. Kamuoyunda tartışılan bu vakalar, bağış süreçlerinin daha şeffaf ve denetlenebilir olmasının önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

Yorumlar