Halk TV'nin Haluk Levent için kullandığı "Atatürkçü" tanımlaması yeni bir tartışmayı ateşledi. Başsavcılığın yürüttüğü soruşturmada, deprem döneminde vatandaşlardan toplanan yardım paralarının bir kısmının kumara yatırıldığı ve bu kapsamda 990 milyon TL'nin oyunculuk amaçlı kumara aktarıldığı, bunun 390 milyon TL'sinin kaybedildiği iddia edildi.
Son bir haftadır Türkiye'de konuşulan operasyon, Asrın Felaketi sırasında devlet kurumlarının güvensiz ilan edilip yardımların yönlendirildiği adreslerden biri olan Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent'in mali geçmişi üzerine odaklandı. Notlara göre Levent, propagandalar sayesinde halktan güncel değeri 7 milyar TL olan bir tutarı topladı.
Levent'in daha önceki mali sıkıntıları da dosyada yer aldı: 1997'de karşılıksız çek nedeniyle 9 ay hapis yattığı, kısa süre önce ise 70 milyon TL tutarındaki karşılıksız çek nedeniyle yargıyla muhatap olduğu ve bu borcu 24 ay taksitle ödeyeceğini taahhüt ettiği kaydedildi.
Başsavcılığın gözaltı kararı sonrası Levent'in yurt dışına çıkma hazırlığı yaptığı iddiaları üzerine, şahsın havalimanı yolunda yakalanıp ifadesinin alındığı belirtildi. Bu gelişme, soruşturmanın hız kazandığını gösteriyor.
Yaşananların ardından gözler, o dönemlerde Haluk Levent'i kamuoyunda destekleyen muhalif kesimlere çevrildi. Halk TV'nin söylemi ve Levent'in sık sık vurguladığı "şeffaflık" iddiaları ile savcılık bulguları arasında sert bir çelişki ortaya çıktı.
İddialar, toplumsal güven ve afet dönemlerinde dayanışma mekanizmalarının nasıl işlediği konusunda yeni tartışmalar başlattı. Soruşturmanın sonuçları ve olası hukuki süreçler kamuoyunun yakından takipinde.

Yorumlar