Gözlerde fiziksel bir sorun bulunmasa bile beyindeki hasarlar görme kaybına neden olabiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, özellikle inme sonrasında gelişen görme alanı kayıplarının hastaların günlük yaşamını ve bağımsız hareket etme becerisini etkileyebildiğine dikkat çekti.
Görme, gözlerin ışığı algılamasıyla başlasa da görüntülerin anlamlandırılması beyinde gerçekleşiyor. Dr. Şalçini, gözleri çevreden alınan görüntüleri beynin arka kısmındaki görme merkezine ileten kameralara benzetti. Beyin bu sinyalleri işleyerek kişinin neye baktığını anlamasını sağlıyor.
Görsel bilgiyi işleyen merkezlerde bozukluk ya da hasar oluşması halinde, gözler sağlıklı olsa da kişi gördüklerini anlamlandıramayabiliyor veya bulanık görebiliyor. Şalçini, beyindeki bu tür sorunların dünyayı doğru algılamayı engelleyerek ciddi görme kayıplarına yol açabileceğini belirtti.
İnme geçiren kişilerde beynin görme yollarını ya da görsel korteksi besleyen damarlarda tıkanıklık meydana gelebiliyor. Bunun sonucunda hastalar sağ veya sol taraflarındaki belirli bir bölgeyi karanlık bir boşluk gibi algılayabiliyor. Beynin hasar gören kısmı gözden gelen sinyalleri işleyemediği için o alana ait görüntüler oluşmuyor.
İnme sonrası görme alanının bir bölümünü göremeyen kişiler, bu kaybın farkında olmayabiliyor. Şalçini, bazı hastaların tabaklarındaki yemeğin yalnızca görebildikleri yarısını tükettiğini aktardı. Görme kaybı, hastaların göremedikleri taraftaki eşyalara çarpmasına ve düşme riski yaşamasına da neden olabiliyor.
Şalçini, gerçekte var olmayan görüntülerin algılanmasının her zaman psikiyatrik bir hastalık anlamına gelmediğini de vurguladı. Bu tür görsel halüsinasyonlarda nörolojik nedenlerin de araştırılması gerektiğini belirtti.

Yorumlar