Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki haftalık aranın ardından gerçekleşen Kabine Toplantısı'nın sona ermesinin hemen ardından kameraların karşısına geçerek açıklamalarda bulundu. İlk olarak Mersin'de hayatını kaybeden 6 vatandaş için taziyelerini iletti ve yaralılara acil şifalar diledi.
Erdoğan, konuşmasında Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarla başlayan krizden söz etti ve bunun artçı sarsıntılarının pek çok alanda sürdüğünü vurguladı. Bu dalganın akaryakıt fiyatlarında halen denge sağlanamamasına, enflasyonun birçok ülkede tırmanışa geçmesine ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların tamir edilememesine yol açtığını belirtti.
Ayrıca Hürmüz bölgesindeki tıkanıklığın çözülemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı, bu çok katmanlı belirsizliğin dünya ekonomisi üzerinde ağır etkiler yarattığını ifade etti. Erdoğan, bu şok dalgasını dünyayı vuran bir tsunamiye benzetti ve yol açtığı tahribatın boyutlarının tam olarak kestirilemediğini söyledi.
Erdoğan, sorunun sadece fiziksel zararlarla sınırlı olmadığını; oluşan atmosferin küresel düzeyde bir ekonomi ürettiğini, bunun daha çok spekülasyona ve piyasa manipülasyonuna dayalı bir rant düzeni oluşturduğunu dile getirdi. Bu yapının özellikle düşük ve orta gelirli kesimleri zorladığını vurguladı.
Sıcak paraya hükmeden bir avuç vahşi kapitalist ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı, Afrika'dan Asya'ya, Amerika'dan Latin Amerika'ya kadar birçok yerde servetlerin artarken, orta ve alt gelir grubunun sofrasındaki ekmeğin giderek küçüldüğünü belirtti. Bu dengesizliğin global refah açısından tahripkâr sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Konuşmasının sonunda Erdoğan, savaşların kendi ekonomilerini ürettiğini ve her savaşın kazananları ile kaybedenleri olduğunu hatırlattı; İran savaşı bağlamında durumun tahammül sınırlarını aştığını ve küresel ekonomik refah açısından tahripkâr boyutlara ulaştığını ifade ederek sözlerini tamamladı.

Yorumlar