Arzu Uçar, İBB davası sonrası Dilek Kaya İmamoğlu'nun "İddianame dedikodulara dayanıyor" açıklamasına tepki gösterdi. Uçar, 2019'da veznedar olan eşi Yaşar Uçar'ın aniden zimmet suçlamasıyla zorunlu izne çıkarıldığını, sistematik mobbing ve itibarsızlaştırma sonrası intihar ettiğini hatırlattı.
Uçar, eşinin geride bıraktığı 11 sayfalık nottan sonra adli süreç başlasa da, belediye içinde delillerin karartıldığını iddia etti. "Kocamın bilgisayarının hard diski nasıl zarar görüyor? Olmayan numaralar dosyaya nasıl ekleniyor?" diye sordu ve sürecin bir rüşvet çarkını örtbas etmek için yürütüldüğünü savundu.
Eski veznedarın eşi, yaşadıklarını doğrudan Dilek İmamoğlu'na yönelterek, "Senin kocan bir numaralı suçlu! İlk önce benim kocamın ölümünden sorumlu" ifadesini kullandı. Uçar, oturduğu dairenin tapusunun kendisine ait olmadığını, dairenin 2019'da dönemin Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla tahsis edildiğini belirtti.
Toplantılarda geçen sözleri aktaran Uçar, Kültür Merkezi'ndeki görüşmede Ömer Şatır'ın "Hukukçular uygun görmüyor" dediğini, Ekrem İmamoğlu'nun ise "İşadamları bir araya gelmiş ve almış gibi gösterilir" şeklinde konuştuğunu öne sürdü. Ayrıca Adem Soytekin'in, söz konusu daire için "Benden tam 100 bin lira kesildi" dediğini belirterek, "Daha başka hangi işadamlarından kesildi? Kimlerden toplandı bu paralar?" diye sordu.
Uçar, 20 yıllık meslek hayatı boyunca lekesi olmayan eşinin aniden suçlanıp baskı altında bırakıldığını, bunun sistematik bir mobbing olduğunu kaydetti. Eşinin ölümüne ilişkin davada delillerin yok edildiğini düşündüğünü yineleyen Uçar, yaşananları Adalet Bakanı Akın Gürlek'le paylaşmak istediğini söyledi.
Arzu Uçar'ın açıklamaları, geçtiğimiz perşembe günü görülen duruşma sonrası gelen "delil yok" değerlendirmesine karşı sert bir yanıt niteliğinde. Uçar, hem sürecin soruşturulmasını hem de ilgili isimlerin hesap vermesini talep etti.
Yorumlar