Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bosna Hersek'in Srebrenitsa kentinde 1995'te yaşanan ve binlerce Boşnak sivilin hayatını kaybettiği Srebrenitsa Soykırımının 31. yılında hayatını kaybedenleri andı. Gürlek, anma mesajında yaşananların insanlık tarihi açısından ağır bir yara olduğunu ve hafızalarda yerini koruduğunu belirtti.
Gürlek, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Srebrenitsa Soykırımı, Bosnalı kardeşlerimizin Avrupa’nın göbeğinde, tüm dünyanın gözü önünde hunharca katledildiği, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen büyük bir acıdır. Srebrenitsa’da yaşanan vahşet, 31’inci yılında da hafızalarımızdaki yerini korumakta; adalet, insan hakları ve uluslararası toplumun sorumluluğu bakımından tüm insanlığa önemli mesajlar vermektedir.”
Mesajında vicdani ve hukuki sorumluluklara dikkat çeken Gürlek, “Yaşanan soykırım, zulme karşısında sessiz kalmanın, çifte standartların ve geciken adaletin, insanlığın vicdanında nasıl derin yaralar açtığını en acı şekilde göstermiştir.” ifadelerine yer verdi. Bu tespit; adalet arayışının gecikmemesi gerektiğini vurguluyor.
Gürlek ayrıca unutulmaması ve benzer trajedilerin yeniden yaşanmaması için uluslararası düzeyde adaletin tesis edilmesi çağrısı yaptı: “Bu büyük acının unutulmaması ve benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması için küresel ölçekte adalet arayışının desteklenmesi ve güçlü bir uluslararası hukuk düzeninin tesis edilmesi tarihî ve vicdani bir sorumluluktur.”
Adalet Bakanı, sözlerini anma ve dayanışma mesajıyla sürdürdü: “Bu vesile ile Srebrenitsa’da katledilen Bosnalı kardeşlerimizi rahmetle anıyor; yaşanan acıyı yüreğinde taşıyan tüm Bosnalı kardeşlerimizin hüznünü yürekten paylaşıyorum. Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Srebrenitsa Soykırımı gerçeğinin unutturulmaması için mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”
Gürlek'in açıklaması, Srebrenitsa'da yaşananların hatırlanması ve adalet taleplerinin canlı tutulması gerektiğine dair mesajı yineliyor. Anma vesilesiyle öne çıkan vurgu; sessizlik ve çifte standartların sonuçlarının uluslararası sorumluluk ile dengelenmesi ihtiyacı oldu.

Yorumlar