Cumhurbaşkanlığı imzasıyla yayımlanan genelgeye göre 2026-2035 dönemi "Aile ve Nüfus On Yılı" ilan edildi. Genelge Resmi Gazete'de yayımlandı ve Vizyon Belgesi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanarak bakanlığın internet sitesinde yayınlandı.
Genelge, toplumların istikrarlı şekilde varlıklarını sürdürebilmesinde güçlü aile ve nüfus yapısının hayati rol oynadığını vurguluyor. Metinde, Türkiye'de ailenin toplumun temeli olduğuna dair yaklaşımın Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41. maddesiyle güvence altına alındığına dikkat çekiliyor.
Ayrıca genelgede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin aileyi "toplumun doğal ve temel birimi" olarak tanımladığı ve devlete ailenin korunmasına ilişkin görev yüklediği hatırlatıldı. Metin, aile politikalarının hukuki dayanaklarına dikkat çekiyor.
Genelge, küresel ölçekte uzun yıllar nüfus artışını engelleyici politikalar uygulandığını anımsatıyor ve bazı akımların aile kurumunu tehdit ettiğini belirtiyor: "Cinsiyetsizleştirme başta olmak üzere zararlı akımlar insan hakları ve bireysel özgürlükler söylemini araçsallaştırarak aile kurumunu, nesilleri, milli ve manevi değerleri tehdit etmeye başlamıştır." Metinde demografik yapıda medeni durum, hane büyüklüğü, yaş profili ve mekansal dağılım boyutlarında dönüşüm yaşandığı; "Doğurganlık hızımız Cumhuriyet tarihimizin ölçülen en düşük seviyesine gerilemiş, aile ve nüfus yapısındaki menfi değişimler varoluşsal bir boyuta ulaşmıştır." ifadeleri yer alıyor.
Genelge, önceki adımları da hatırlatıyor: 15 Mayıs 2024 tarihli ve 32547 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2024/6 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu kurulmuş; ayrıca 172 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Nüfus Politikaları Kurulu oluşturulmuştu. 2025'in "Aile Yılı" ilan edilmesiyle başlayan çalışmaların ivme kazandığına işaret ediliyor.
Genelgede, Aile ve Nüfus On Yılı döneminde politikaların eş güdüm içinde ve bütüncül bir çerçevede uygulanmasının önemi vurgulanıyor. Vizyon Belgesi'nin stratejik öncelikleri, uygulama modeli ve araçları ortaya koyduğu; dönemin başarısı için kamu kurumları başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin ortak ve kararlı biçimde hareket etmesinin gerektiği ifade ediliyor.

Yorumlar