Uzman uyardı: Sigara başlama yaşı düşüyor, risk artıyor
Yedikule Hastanesi uzmanı Belma Akbaba Bağcı, sigaraya başlama yaşının düştüğünü ve elektronik sigaraların bırakmada çözüm olmadığını vurguladı; bırakma desteği başarıyı artırıyor.
Sigara kullanımı ve elektronik sigaralar konusunda uyarı: Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Uzm. Dr. Belma Akbaba Bağcı, sigaraya başlama yaşının düştüğünü, kadınlarda kullanım oranlarının arttığını ve tütün ürünlerinin ağır sağlık sonuçlarına yol açtığını söyledi.
Akciğer kanseri, kalp-damar hastalıkları, KOAH ve bağışıklık sistemi zayıflığı başta olmak üzere birçok ciddi hastalığın tütünle ilişkili olduğuna dikkat çeken uzman, dünyada hâlâ 1,3 milyar sigara kullanıcısı olduğunu, Türkiye’de sayının yaklaşık 17-18 milyon civarında bulunduğunu belirtti. Ayrıca sigara bağlı hastalıklardan ölüme neden olan çok sayıda hastalık bulunduğunu ifade etti.
Uzm. Dr. Akbaba Bağcı, sigaraya erken başlanmasının bağımlılık riskini artırdığını vurguladı: "Sigaraya başlama yaşı ne kadar erkense bağımlılık düzeyi o kadar yüksek oluyor." Elektronik sigaraların farklı renk ve boyutlarla gençlere cazip hale getirildiğini ve zararı azaltılmış ürün gibi algılanmasının nikotin bağımlılığını sürdürdüğünü söyledi. Yapılan çalışmalarda elektronik sigarayı bırakma amaçlı kullananların bir yıl sonra yaklaşık %80’inin hâlâ elektronik sigara kullandığı bildiriliyor.
Uzman, elektronik sigaranın zararsız olmadığını; Elektronik Sigara Hastalığı (EVALI) olarak adlandırılan ve ölüme neden olabilen, tedavisi güç tabloların görüldüğünü aktardı. Bu vakalarda her iki akciğerde zatürre görünümü ve akut akciğer hasarı gelişerek solunum yetmezliğine gidebiliyor. Tedavisinin uzun ve zor olduğunu, ölüm oranının yüksek olduğuna dikkat çekti.
Dünya Sağlık Örgütü rehberlerine atıfla konuşan Akbaba Bağcı, tütün kullanım miktarı ve süresinden bağımsız olarak kişiye özel, kanıta dayalı tedavilerle sigarayı bırakmanın mümkün olduğunu kaydetti. Danışmanlık ve uygun tedaviyle bırakma başarılarının %40’lardan %80’lere varabildiğini belirterek, Sigara Bırakma Polikliniklerinin bu konuda aktif çalıştığını söyledi.
Uzman ayrıca takip ve sürdürmenin önemine işaret etti: "Sigarayı bıraktım deyip takibini bırakanlarda başarısızlık oranı daha yüksek." Pasif içiciliğin de ciddi bir risk olduğunu hatırlatan Akbaba Bağcı, dünya genelinde yıllık yaklaşık 8 milyon sigara kaynaklı ölüm varsa bunun 1,3 milyonunun pasif dumana bağlı olduğunu söyledi. Sigara bırakıldıktan sonra sigaralı ortamlardan uzak durulması gerektiğini vurguladı.
Hastaların deneyimleri de benzer mesajları doğruluyor. 53 yaşındaki Ayşe Gül Er, 34 yıldır kullandığını, 16-17 yaşlarında başladığını ve günde 3-3,5 pakete çıktığını anlattı. Doktorunun KOAH riski uyarısıyla sigarayı bırakmaya karar verdiğini, polikliniğe başvurduktan sonra 22 Aralık’ta bıraktığını, fiziksel ve ruhsal olarak iyileştiğini belirtti: "Önce kafada bitmesi gerekiyor."
Adem Hazar ise 15-16 yaşlarında başladığını, yaklaşık 5 yıl içtikten sonra günlük 3 paketle yaşamının etkilendiğini aktardı. Bir hemşirenin önerisiyle polikliniğe başvurduğunu ve ilaç desteğiyle kısa sürede bırakabildiğini söyledi. Her iki eski kullanıcı da gençlerin başlamaması gerektiğini, bırakmanın nefes almayı ve günlük yaşam kalitesini hemen iyileştirdiğini vurguladı.