Trump'ın Paylaşımı İsrail'de Krize Yol Açtı: Liderler Habersiz
Kanal 12'ye göre Netanyahu ve Savunma Bakanı Katz, Trump'ın İran'a yönelik saldırıları askıya aldığını önceden öğrenmedi. İsrail'de belirsizlik ve yüksek alarm sürüyor.
İsrail'de yayın yapan Kanal 12, üst düzey yetkililere dayanarak Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırıları askıya aldığını önceden bilmediğini bildirdi. Habere göre İsrailli komutanlar kararın detaylarını Twitter duyurusundan öğrendi.
Kanal 12 kaynakları, İsrail'de ilk intibanın Trump'ın hamlesinin "Tahran üzerinde sahte bir güven duygusu uyandırmak" amacı taşıdığı yönünde olduğunu aktardı. Bununla birlikte, Trump'ın fikrini gerçekten değiştirdiğinin ancak ABD'li yetkililerle görüşmeler sonrası teyit edilebildiği kaydedildi.
"Saatlerce tam bir belirsizlik içindeydik. Başkan Trump, bizi sistemsiz, sisli bir ortamda bıraktı. Üst düzey komutanlar neler olup bittiğini Trump'ın sosyal medyadaki paylaşımından öğrendi," diyen bir İsrailli üst düzey yetkili, ortamdaki şaşkınlığı ve yönetime dair bilgi eksikliğini vurguladı.
Bir başka yetkili ise karar sürecinin yarattığı lojistik ve moral yükü özetleyerek, "Tüm kaynaklarımızı tek bir cepheye ayırmak ve ardından boş yere yüksek alarm durumunda kaldığımızı fark etmek sinir bozucu. Başkanın nihai planının ne olduğunu anlamıyoruz," ifadelerini kullandı.
Habere göre Tel Aviv yönetimi, Trump'ın ani şekilde fikrini yeniden değiştirebileceği endişesiyle ordunun yüksek alarm durumunu sürdürdüğünü belirtiyor. ABD Başkanı Trump ise geç saatlerde sosyal medya üzerinden, İran ile bir anlaşma ana hatlarında uzlaşıldığını ve bu nedenle planlanan saldırıların askıya alındığını duyurdu.
Trump açıklamasında anlaşmanın, "Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılmasını" ve "İran'ın nükleer tehdidinin tamamen sona ermesini" içerdiğini ve İsrail'in de bu noktada kendisiyle aynı çizgide olduğunu öne sürdü. Kanal 12'nin aktardıkları, İsrail içinde devam eden belirsizlik ve askerî hazırlığın sürdüğünü gösteriyor; bu durum diplomatik görüşmelerin ve bölgesel risk algısının önemini öne çıkarıyor.