Menü
HABER366
EKONOMİ3 Mayıs 2026 06:28

Altında 'fırsat' derken ters köşe: Taksitle 24 bin zarar

Altın fiyatlarındaki sert düşüş, taksitli alım yapanları vurdu; geçen ay 84 bin TL'ye alınan bilezik, vade farkı ve makasla 30 günde 24 bin TL zarar ettirdi.

Bir ayda 24 bin lira zarar. Altındaki hızlı dalgalanma ve taksitli alışverişte uygulanan yüksek komisyonlar, kredi kartıyla taksitle altın alan tüketiciyi ağır biçimde vurdu. Geçen ay vade farkıyla birlikte toplam 84 bin TL ödeme taahhüdü altına giren bir bilezik, bugün aynı vitrin fiyatıyla alıcı bulmuyor.

Kuyumculukta yaygın olan 3 aylık taksit imkânı, bankaların POS komisyonları nedeniyle peşin fiyata ortalama %8–10 arasında vade farkı yansıtılmasına yol açıyor. Bu uygulama, nakit ödemeyip krediye başvuran tüketicilerin başlangıç maliyetini anlamlı şekilde yükseltiyor.

Geçtiğimiz ay altının zirvede olduğu günlerde işçilikli 10 gramlık bir bilezik taksitle alındığında, vade farkı dâhil toplam tutar 84 bin TL olarak oluştu. Ancak daha sonra ons ve gram bazında yaşanan sert düşüşler, aynı bileziğin vitrin fiyatını 66 bin TL seviyelerine çekti.

Fiyat düşüşü sonrasında bozdurma ihtiyacı doğan tüketiciler, satışta farklı bir engelle karşılaşıyor. Kuyumcular işçilik maliyeti ve alış-satış makası uyguluyor; vitrinde 66 bin TL olan bileziği ortalama 60 bin TL seviyesinden geri alıyorlar. Böylece 30 gün önce 84 bin TL borçlanarak alınan üründen 24 bin TL doğrudan zarar ortaya çıkıyor.

Durumu açıklayan notlara göre; vade farkı, ani piyasa düşüşü ve kuyumcu makasının aynı anda gerçekleşmesi, taksitli alımı ciddi bir risk haline getiriyor. Uzmanlar, borçla altın almanın büyük bir risk olduğunu vurguluyor ve tüketicilerin bu maliyetleri hesaba katmadan hareket etmemesi gerektiğini belirtiyor.

Yükseliş döneminde “fırsatı kaçırma” endişesiyle kuyumcu vitrinlerine yönelen binlerce tüketici için taksitli alımın gizli maliyetleri, kısa sürede yatırım hayalini kabusa çevirebiliyor. Bu tablo, altına güvenli liman gözüyle bakarken finansman koşullarının ve işlem maliyetlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini gösteriyor.