Petrol baskısı sürüyor: Doların yönünü küresel savaş belirleyecek
ABD-İran gerilimi petrolü 100 dolar seviyelerine taşıdı. Yüksek petrol tüketici ülkelerde maliyetleri ve enflasyon beklentilerini yukarı çekiyor; piyasalar yönünü savaş gelişmelerine bağladı.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, ABD-İran çatışmasındaki belirsizlikle birlikte piyasaların gündeminin merkezine oturdu. Brent petrolün 100 dolar seviyesini görmesi, enerji arzı kaygılarını artırırken Hürmüz Boğazı endişelerine son günlerde Kızıldeniz riskinin de eklenmesi fiyatlarda sert hareketlere yol açtı.
Savaşın ne zaman ve nasıl sonlanacağına dair belirsizlik sürüyor. Tarafların kazanma söylemleri, iç kamuoyu ve prestij dinamikleriyle birleşince tansiyon devam ediyor. Bu siyasi belirsizlik, yatırımcıların petrol fiyatı üzerinden risk değerlendirmesini belirliyor; kısa vadede diplomasinin etkili bir çözüme ulaşmaması fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskıyı sürdürebilir.
Piyasa geçmişte yüksek oynaklık gördü: savaş öncesi zayıflayan talep Brent'i 57 dolara kadar çekmişti, savaş tırmanınca 100 doları test etti. Analistler teknik açıdan 115-120 dolar seviyelerini kritik eşik olarak izliyor; bazı senaryolarda 150 dolara kadar tahminler gündeme geliyor. Ayrıca ABD Başkanı Trump’ın “İran’a daha büyük saldırı için henüz karar vermedim” açıklaması gibi jeopolitik işaretler fiyatlarda hızlı dalgalanmalara neden olabiliyor—örneğin bu tür açıklamalarla Brent kısa sürede 100 dolardan 96 dolara gevşedi.
Petroldeki yükseliş para politikalarını da etkiliyor. Enerji kaynaklı şok, merkez bankalarını daha şahin bir duruşa itiyor; piyasa beklentileri ABD için bir, Avrupa için iki ek faiz artırımına işaret ederken Japonya'da da normalliğe dönüş beklentileri güçleniyor. Geçen haftaki Avrupa toplantısında faiz sabit tutuldu; Başkan Lagarde enerji şokunun enflasyon üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Bu tablo reel ekonomide maliyet enflasyonu ve daha düşük büyüme riskini beraberinde getiriyor. Petrolün yükselmesiyle ABD doları güvenli liman işleviyle değer kazanırken, ABD tahvil faizleri yükseliyor; risk iştahının daralması borsalarda satış, Euro’da zayıflama ve kıymetli metallerde satış baskısı oluşturuyor. Altın ve gümüşte son dönemdeki yükseliş denemeleri güç kazanamadı ve tekrar destek seviyelerine yöneldi.
Yönün netleşmesi büyük ölçüde çatışmadaki gelişmelere bağlı olacak. Kısa vadede piyasalar jeopolitik haber akışına ve merkez bankalarının enflasyon-tepki sinyallerine hassas kalmaya devam edecek. Ayrıca 30-31 Temmuz'daki Fed ve BOJ toplantularından şu an için faiz değişimi beklenmiyor; Japonya'da TÜFE yıllık %1.7 olarak açıklandı ve izlenecek veriler fiyatlamalarda rol oynayacak.