Netanyahu: Lübnan'a saldırılar sürecek, tehdidi kaldıracağız
İsrail Başbakanı Netanyahu, kabine toplantısında ordunun 'şiddetli saldırı' talimatının ardından Lübnan'a operasyonların süreceğini ve hedefin 'tehditleri ortadan kaldırmak' olduğunu açıkladı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, haftalık kabine toplantısında ordunun verdiği "şiddetli saldırı" talimatının ardından Lübnan'a yönelik operasyonların süreceğini açıkladı. Netanyahu, Hizbullah'ı ateşkesi ihlal etmekle suçlayarak Tel Aviv'in sadece karşılık vermekle yetinmeyeceğini vurguladı.
Netanyahu, toplantıda "ABD'yle, dolaylı olarak da Lübnan'la üzerinde mutabık kalınan düzenlemeler uyarınca kararlılıkla hareket ediyoruz" ifadelerini kullandı. Bu sözlerle İsrail yönetiminin hem müttefikleriyle istişare halinde olduğunu hem de operasyonların diplomatik çerçeve gözetilerek sürdürüleceğini belirtti.
Hatırlatmak gerekirse, taraflar arasındaki çatışmalar 17 Nisan'da yürürlüğe giren geçici ateşkesle kısa süreliğine durdurulmuştu. ABD Başkanı Donald Trump, ilk olarak 10 gün belirlenen ateşkesin üç hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. Ancak karşılıklı ihlal suçlamaları sahadaki durumu fiilen zayıflattı.
İsrail ordusu 2 Mart'tan itibaren Lübnan'a yoğun hava saldırıları düzenliyor; ülkenin güneyindeki birçok yerleşim hedef alındı. Bu saldırılar nedeniyle Lübnan hükümetinin açıklamasına göre yerinden edilenlerin sayısı 1 milyon 162 bini aştı. Bu veri çatışmanın aynı zamanda ciddi bir insani krize dönüştüğünü gösteriyor.
Bölgesel ve diplomatik açıdan gerilim yeniden tırmanıyor. Netanyahu'nun sert açıklamaları ateşkesin geleceği konusunda soru işaretleri doğururken, ABD ile dolaylı uzlaşma iddiası çatışmanın uluslararası aktörler nezdinde hassas bir dengeyle yürütüldüğünü işaret ediyor. Tarafların ihlal iddiaları, sahada istikrarı sağlama çabasını zorlaştırıyor.
Neticede İsrail yönetimi operasyonların süreceğini ve amaçlarının yalnızca misilleme değil, "tehditleri ortadan kaldırmak" olduğunu yineliyor. Bu yaklaşım hem çatışmanın devam etme riskini artırıyor hem de bölgedeki sivil kayıpların ve yerinden edilmelerin artması ihtimalini gündemde tutuyor.