Menü
HABER366
DÜNYA10 Ağustos 2026 11:01

Mekke Anlaşması İmzalandı, Husiler Suudi Sınırlarını Şiddetle Vurdu

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın imzasından hemen sonra Husiler, Cizan'daki Aramco rafinerisi ile El-Muha'daki askeri hedefleri vurdu; çatışmalar can kaybına yol açtı.

Mekke Ortak Savunma Anlaşmasının imzasından kısa süre sonra Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını tırmandırdı. Grup, Cizan'daki devlet petrol şirketi Aramco'ya ait rafineri ile Yemen'in El-Muha bölgesindeki Suudi askeri hedeflerini füze ve İHA'larla hedef aldığını duyurdu.

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Cizan rafinerisinde sabah saatlerinde yangın çıktığını doğruladı; yangının söndürüldüğü ve olayda ölen ya da yaralanan olmadığı açıklandı. Husiler ise eylemi, Suudi İHA'larının Yemen hava sahasını ihlal etmesine yanıt olarak gerçekleştirdiklerini savundu.

El-Muha'daki saldırılarda ise durum daha ağır oldu. Bölgeden verilen bilgilere göre balistik füzeler ve İHA'larla düzenlenen taarruzlarda en az 7 kişi hayatını kaybetti, 35 kişi yaralandı. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Sare, operasyonun Suudi güçlerinin bölgedeki faaliyetlerine misilleme olduğunu açıkladı.

Cizan rafinerisi günlük yaklaşık 400 bin varil kapasiteye sahip ve daha önce de Husilerin hedefi olmuştu. Suudi yetkililer, 28 Temmuz'daki bir saldırının ardından rafineriyi durdurduklarını, yürütülen onarımlar sonrası tesisin ilk aşamada 15 Ağustos'ta yeniden açılmasının planlandığını ilan etmişti.

Üç ülke lideri Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan anlaşma, resmi tanımıyla herhangi bir ülkeyi hedef almayan; bölgesel barış, istikrar ve refahı korumayı amaçlayan savunma odaklı bir işbirliği çerçevesi olarak sunuluyor. Metin, herhangi bir üye devlete karşı yapılacak silahlı bir saldırının hepsine yönelik bir saldırı sayılacağını öngören kolektif caydırıcılık maddelerini içeriyor.

Bu gelişmeler, imzalanan anlaşmanın pratikteki caydırıcılığını ve bölgesel dengeleri test ediyor. Saldırılar, üç ülkenin karşılıklı güvenlik taahhüdünü, savunma sanayisi işbirliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği hızla gündeme taşıyor; bölgedeki gerilimin artması diplomatik ve güvenlik cephelerinde yeni riskler yaratabilir.