Menü
HABER366
GENEL20 Mayıs 2026 08:34

Mavi Vatan’a Yasal Güvence: Deniz Yetki Alanları Kanunu Hazırlığı

Türkiye, Mavi Vatan doktrininin hukuki altyapısını güçlendirmek için ‘Deniz Yetki Alanları Kanunu’ taslağı hazırlıyor; Karadeniz ve Akdeniz'de 12, Ege'de 6 deniz mili uygulaması öngörülüyor.

Türkiye, Mavi Vatan anlayışını yasalaştıracak kapsamlı bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre hazırlanan "Deniz Yetki Alanları Kanunu" taslağı, denizlerimizdeki yetki alanları ve sorumlulukları çerçeveleyecek.

MSB’nin 14 Mayıs tarihli bilgilendirmesinde çalışmanın iç hukuktaki boşlukları giderecek çerçeve bir yasa niteliğinde olduğu vurgulandı. Bakanlık, yasa taslağına askeri, teknik, akademik ve hukuki düzeyde katkı sağlandığını ve nihai çalışmaların ilgili kurumlarca sürdürüldüğünü bildirdi.

Taslakta öne çıkan hükümler arasında Karadeniz ve Akdeniz’de 12 deniz mili uygulamasının yasalaştırılması yer alıyor; Ege Denizi’nde ise mevcut 6 deniz mili uygulaması korunacak. Metin ayrıca kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölge ve özel statülü deniz alanlarını da kapsayacak şekilde tasarlandı.

Çalışmanın kapsamı yalnızca karasularını içermiyor. Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi Başkanı Mustafa Başkara, taslağın bitişik bölge, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge gibi alanları düzenlediğini; ayrıca Akdeniz, Karadeniz ve Ege başta olmak üzere diğer denizlerde Türkiye’nin haklarını koruyan kapsamlı bir mevzuat niteliği taşıdığını belirtti.

Taslak metnin TBMM’ye sunulmasının ardından yasalaşma sürecinin başlaması bekleniyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin hukuki altyapısının güçlendirilmesi ve uygulamadaki belirsizliklerin azaltılması hedefleniyor.

MSB açıklamasında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ülkenin deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerini korumaya kararlılıkla devam edeceği de vurgulandı. Bu adım, Mavi Vatan doktrinini hem güvenlik hem de diplomasi ekseninde hukuki güvenceye kavuşturma amacını taşıyor.

Tarihi bağlamda kıta sahanlığı kavramı, 1947’deki Truman açıklaması ve 1958 Cenevre Deniz Hukuku Sözleşmesi ile uluslararası hukukta şekillenmişti. Yeni taslak, bu tarihsel zeminin güncel ihtiyaçlara cevap veren bir iç hukuk düzenlemesiyle tamamlanmasını amaçlıyor.