Menü
HABER366
DÜNYA26 Ekim 2026 17:50

Lula, ilk turdaki farkı kapatıp Brezilya’da yeniden kazandı

İlk turda Flávio Bolsonaro’nun gerisinde kalan Lula, iki tur arasındaki süreçte oyunu 10 milyondan fazla artırarak Brezilya’da dördüncü kez devlet başkanı seçildi.

Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva, 6 Ekim’deki ilk turda Flávio Bolsonaro’nun iki puan gerisinde kalmasına rağmen ikinci turda yarışı kazanmayı başardı. İşçi Partisi adayı, iki tur arasındaki yaklaşık üç haftada oy sayısını 10 milyondan fazla artırdı; Bolsonaro’nun artışı ise 3,6 milyon oyda kaldı.

Sonuç, Lula’yı ülke tarihinde dördüncü kez seçilen ilk lider yaptı. Lula ayrıca ilk turu geride tamamlayıp ikinci turda seçimi kazanan ilk aday oldu. Geri dönüşün farkı, 2022’de Jair Bolsonaro karşısında elde ettiği farkı da aştı.

İlk turda önde çıkan Bolsonaro, ikinci tura yüksek motivasyonla ilerledi. Ancak kısa seçim döneminde yarışın yönü değişti. Bu değişimin nedenlerini kesin biçimde ortaya koymak mümkün değil; yine de milyonlarca Brezilyalı, ikinci tur kampanyasının son bölümündeki bir olayın seçmende kırılma yarattığını düşünüyor.

Bu olay, televizyonda canlı yayımlanan aday tartışmasında yaşandı. Lula, yarışın seyrini değiştirmek için güçlü bir performans sergilemeye çalışırken Bolsonaro destekçisi bir senatör ona “dokuz parmak” diye seslendi. İfade, Lula’nın gençliğinde São Paulo’daki bir metal fabrikasında geçirdiği iş kazasında kaybettiği parmağa gönderme yapan kaba bir şakaydı.

Lula bunun üzerine sahnenin merkezine geçti ve doğrudan kameraya baktı. Tartışmanın bu anı, kampanyanın son günlerinde öne çıkan bir başlığa dönüştü. Ancak eldeki bilgiler, bu çıkışın seçmen davranışını ne ölçüde etkilediğini ya da sonucu tek başına belirleyip belirlemediğini göstermiyor.

Lula’nın oylarını milyonlarca artırması, geri dönüşün yalnızca tek bir televizyon anıyla açıklanamayacağını da ortaya koyuyor. Yine de dokuz parmak göndermesinin yarattığı tepki, ikinci tur yarışında hafızalarda kalan bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Sonuç, Latin Amerika’da sağın yükseldiği ve bölgedeki birçok hükümetin Donald Trump yönetimindeki Beyaz Saray’la aynı çizgide durduğu bir dönemde Lula’nın sol hareket içindeki ağırlığını korumasını sağladı.