Küresel saat düzeninde değişim: Artık saniye uygulaması bitiyor
Küresel zaman sisteminde saatlere saniye ekleme veya çıkarma uygulamasından vazgeçilmesi kararlaştırıldı. Düzenlemenin günlük saatlerde ve randevularda değişiklik yaratması beklenmiyor.
Küresel saat sisteminde, atom saatleriyle Dünya’nın dönüşüne dayalı zaman arasındaki farkı saniyeler ekleyip çıkararak düzeltme uygulamasından vazgeçilmesi kararlaştırıldı. Versailles’da düzenlenen konferansta alınan karara göre, iki zaman ölçümü arasındaki fark bir saate ulaşana kadar müdahale edilmeyecek.
Zaman ölçümünde 1955’te sezyum atom saatlerinin geliştirilmesiyle yüksek hassasiyetli bir döneme geçildi. Ancak atom saatlerinin ölçtüğü süre ile Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki dönüşüne dayanan zaman her zaman aynı hızda ilerlemiyor. Okyanus akıntıları, gezegenin erimiş çekirdeği ve doğal kuvvetler Dünya’nın dönüş hızını etkileyebiliyor.
Dünya’nın dönüşü tarihsel olarak yavaşlarken son on yılda beklenmedik biçimde hızlandı. Bu değişim, atom saatleri ile gezegenin dönüşüne dayalı zaman arasındaki farkı yeniden gündeme getirdi. Farkı dengelemek için geçmişte saatlere zaman zaman bir saniye ekleniyor ya da çıkarılıyordu. “Artık saniye” adı verilen bu uygulama, bazı dakikaların 61 saniye sürmesine yol açtı.
Saniye ekleme işlemi bilgisayar sistemleri ve iletişim altyapısı açısından sorunlara neden olabiliyor. Geçmişte Reddit ve LinkedIn gibi platformlarda sistem çökmeleri yaşandığı, uçuşlarda gecikmeler ve küresel iletişim ağlarında aksaklıklar görüldüğü belirtildi. Dünya’nın dönüş hızı artmayı sürdürürse, daha önce test edilmemiş olan bir saniyenin çıkarılması da gündeme gelebilir. Uzmanlar, böyle bir düzeltmenin teknolojik sistemlerde daha büyük sorunlara yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Yeni yaklaşım, saniyelik müdahalelerin sürekli tekrarlanması ihtiyacını ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Buna göre atom saatleri ile Dünya’nın dönüşüne dayalı zaman arasındaki farkın bir saate ulaşması beklenirken, mevcut dönüş hızı dikkate alındığında ilk “artık saat” düzeltmesine binlerce yıl boyunca ihtiyaç duyulmayabileceği belirtiliyor.
Düzenlemenin vatandaşların günlük yaşamında doğrudan bir değişiklik yaratması beklenmiyor. Akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve kol saatleri zamanı göstermeyi sürdürecek; işe, okula ya da randevulara gidiş saatleri değişmeyecek. Karar, esas olarak küresel zaman ölçümündeki farklılıkların nasıl ele alınacağını belirliyor.