Menü
HABER366
TEKNOLOJİ11 Ekim 2026 10:10

Kuraklığa dayanıklı yeni tohumlar için TÜBİTAK desteği

Çukurova Üniversitesi öncülüğündeki TÜBİTAK destekli projede çilek, turunçgil, biber ve buğdayda iklim koşullarına daha dayanıklı çeşitler geliştiriliyor.

Çukurova Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve yaklaşık 18 milyon lira destek alan projede, iklim değişikliğinin tarımsal üretime etkilerini azaltmak için çilek, turunçgil, biber ve buğdayda yeni çeşitler üzerinde çalışılıyor. Araştırmalarla hastalıklara ve kuraklık gibi çevresel stres koşullarına daha dayanıklı bitkiler geliştirilmesi hedefleniyor.

Çalışmalar, Türkiye Tarımsal Üretiminde Küresel İklim Değişikliğine Uyumlu Sürdürülebilir Tarım Teknolojileri Platformu (S-ATP) kapsamında yürütülüyor. İşbirliği ağı, 2023 yılında TÜBİTAK Mükemmeliyet Merkezi Destek Programı kapsamında oluşturuldu. Proje, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Yaşa Kafkas tarafından hazırlandı.

Projede Çukurova Üniversitesinin yanı sıra Kilis Üniversitesi, Adana Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü ve Mersin'deki Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü yer alıyor. Uluslararası araştırmacıların da katkı sunduğu çalışmada, bitkiler üretim, tüketim ve ihracat potansiyelleri dikkate alınarak belirlendi.

Çilekte hastalıklara karşı dayanıklılığın artırılması, biberde ise kuraklık, tuzluluk ve hastalıklara toleranslı çeşitlerin geliştirilmesi amaçlanıyor. Buğday çalışmalarında, yazlık ve kışlık üretime uygun seçeneklerin yanı sıra makarna ve irmik sektörünün ihtiyaçlarını karşılayabilecek, kuraklığa dayanıklı çeşitlere odaklanılıyor.

Turunçgilde kuraklık koşullarına daha iyi uyum sağlayabilecek yeni anaçlar üzerinde çalışılıyor. Laboratuvarda geliştirilen aday çeşitler, Çukurova Üniversitesi Bahçe Bitkileri Bölümü binasının terasında kurulan serada deneme ekimlerine alınıyor.

Proje lideri Prof. Dr. Ebru Yaşa Kafkas, yüksek sıcaklıklar ve kuraklığın tarımda sulama ihtiyacını artırdığını, bunun toprakta tuzluluk gibi sorunlara yol açabildiğini belirtti. Kafkas, iklim değişikliğinin bitki hastalıkları ve zararlı popülasyonları üzerinde de etkili olduğunu ifade etti.

Hastalıkların yaygınlaşmasının pestisit kullanımını artırabildiğine ve bunun insan ile çevre sağlığı açısından risk taşıdığına dikkat çeken Kafkas, dayanıklı çeşitlerle bu etkilerin azaltılmasının amaçlandığını kaydetti. Laboratuvar ve sera çalışmalarında olumlu sonuçlar alındığını belirten Kafkas, geliştirilen çeşitlerin üretici koşullarında denenmesi ve demonstrasyon çalışmalarının yapılması gerektiğini vurguladı.