Menü
HABER366
GENEL14 Ekim 2026 22:30

Kekova’daki eski batık, deniz ticaretine ışık tutuyor

Kekova yakınlarındaki batıktan çıkarılan 4.400–4.700 yıllık amforalar, Erken Tunç Çağı’ndaki ticaret bağlantılarına ve denizcilerin yaşamına dair ipuçları sunuyor.

Antalya’nın Kekova Adası yakınlarında bulunan batıkta yürütülen su altı kazılarında çıkarılan amforaların yaklaşık 4.400–4.700 yıllık olduğu belirlendi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, buluntuların Anadolu’nun denizcilik tarihine ve dönemin ticaret ağlarına ışık tuttuğunu açıkladı.

Akdeniz Üniversitesi tarafından önceki yıllarda yapılan su altı araştırmalarında tespit edilen batık kalıntılarından alınan amfora örnekleri, geminin Erken Tunç Çağı’na ait olabileceğini gösterdi. Alandaki kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığının izinleriyle 2026 yılında başladı. Çalışmalar Antalya Müze Müdürlüğü başkanlığında, Doç. Dr. Hakan Öniz’in bilimsel sorumluluğunda yürütülüyor.

Kapların zeytinyağı ya da şarap taşımak için kullanıldığı düşünülüyor. Amforalar üzerinde yapılan kil analizleri, üretim yerinin muhtemelen Ürdün Vadisi’ndeki atölyeler olduğuna işaret etti. Ersoy, bu bulguların Doğu Akdeniz’deki ticaretin yanı sıra farklı kültürler arasındaki etkileşimi anlamak bakımından da önem taşıdığını belirtti.

Benzer amforaların Mısır’da Giza, Saqqara ve Abusir piramitleri yakınlarında, Troya’da ve Girit’te de bulunması, dönemin deniz yoluyla kurulan bağlantılarına dair karşılaştırma olanağı sağlıyor. Araştırmacılar, geminin Levant kıyılarındaki bir limandan yola çıkarak Troya ya da Girit yönüne ilerlemiş olabileceğini değerlendiriyor.

Ersoy, sosyal medya paylaşımında kil analizlerinin olası üretim yerine ilişkin ipuçları verdiğini aktararak, “Mavi Vatan’da, dünyanın en eski batığının izlerini gün yüzüne çıkarıyoruz” dedi. Bakan, su altındaki kültürel mirasın korunması ve Anadolu’nun denizcilik tarihinin yeni bulgularla aydınlatılması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Kazıların bilimsel sorumluluğunu üstlenen Doç. Dr. Hakan Öniz’i ve çalışmalarda görev alanları kutlayan Ersoy, su altındaki kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Kekova’daki buluntular, amforaların kökeni ve benzer örneklerin dağılımı üzerinden Erken Tunç Çağı’ndaki deniz ticaretinin izlerini ortaya koyuyor.