İsrail’den Lübnan’da işgali genişletme ve kara harekâtı tehdidi
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Hizbullah’ın İran’la birlikte saldırması halinde Lübnan’ın güneyindeki işgalin genişletileceğini ve kara harekâtına hazır olduklarını söyledi.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Hizbullah’ın İran’la birlikte İsrail’e saldırması halinde Lübnan’ın güneyindeki işgali genişletmekle tehdit etti. Katz, İsrail ordusunun kara harekâtı düzenlemeye hazır olduğunu söyledi.
Katz, Kuzey Komutanlığı Komutanı Tümgeneral Rafi Milo ve diğer komutanlarla birlikte İsrail’in işgali altındaki Lübnan’ın güneyinden açıklama yaptı. Hizbullah’ın olası bir saldırıya katılması durumunda ağır darbe alacağını belirten Katz, Lübnan’ın güneyinde daha fazla toprağın İsrail’in kontrolüne geçebileceğini ifade etti.
Katz, Nebatiye ile Litani Nehri çevresindeki bölgeleri de işaret ederek, bu alanların İsrail’in “daimi güvenlik bölgesinin” parçası haline geleceğini söyledi. İsrail ordusunun kara harekâtını icra etmeye hazır olduğunu belirten Katz, Beyrut’un Dahiye bölgesindeki Hizbullah noktalarının da hedef alınabileceğini kaydetti.
İsrail Savunma Bakanı, olası saldırıların Lübnan içinde bir milyondan fazla Şii’nin yerinden edilmesine yol açacağını da öne sürdü. Bu açıklama, İsrail ile Hizbullah arasındaki gerilimin Lübnan’daki siviller ve bölgesel güvenlik üzerindeki etkisine ilişkin endişeleri artırıyor.
İsrail ordusu, 2 Mart’ta Lübnan’a yoğun hava saldırıları başlatmış ve ülkenin güneyindeki onlarca beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti, saldırılarla birlikte yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı. Lübnan Sağlık Bakanlığı ise 12 Ekim’de yaptığı son açıklamada, 2 Mart’tan bu yana düzenlenen saldırılarda en az 4 bin 389 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.
Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatılmıştı. İki ülke, 26 Haziran’da ABD arabuluculuğunda anlaşmazlığı sona erdirmeyi ve uzun vadeli barışı sağlamayı amaçlayan bir çerçeve anlaşma da imzalamıştı. Katz’ın son açıklamaları, ateşkes ve diplomatik girişimlere rağmen sahadaki gerilimin sürdüğünü gösteriyor.