Menü
HABER366
EKONOMİ21 Ekim 2026 07:20

İşe iade hakkı için iş yerinde 30 işçi şartı nasıl hesaplanıyor?

İşe iade davası açabilmek için iş yerinde en az 30 işçi çalışması gerekiyor. Hesaplamada aynı işkolundaki iş yerleri ile farklı sözleşme türleri de dikkate alınıyor.

İşten çıkarılan bir çalışanın işe iade davası açabilmesi için, fesih tarihinde iş yerinde en az 30 işçi çalışıyor olması gerekiyor. İşçi sayısı bu sınırın altında kalan iş yerlerinde çalışanlar, işe iade hakkından yararlanamıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu verileri, çalışanların yaklaşık yarısının bu güvencenin dışında kaldığını gösteriyor.

İşe iade hakkı, Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 158 Sayılı Sözleşmesi’ne uyum amacıyla 2003’te kanuna girdi. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18’inci maddesi ve devamındaki hükümlerle düzenlenen iş güvencesi, işverene belirli koşullarda işten çıkarma için geçerli bir sebep gösterme yükümlülüğü getiriyor.

Bu yükümlülük, 30 veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde en az 6 aylık kıdemi bulunan ve belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler için geçerli. İşveren, sözleşmeyi işçinin yeterliliği veya davranışları ya da işletme, iş yeri veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanarak feshetmeli.

Fesih sırasında işçiye bir sebep gösterilmemesi ya da bildirilen sebebin geçerli olmadığının ileri sürülmesi halinde çalışan işe iade davası açabiliyor. Ancak bu haktan yararlanma koşulları arasında işçi sayısı da bulunuyor. Kanun tasarısının ilk halinde sınır 10 işçi olarak belirlenmiş, 2003’te TBMM Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında verilen önergeyle 30’a çıkarılmıştı.

SGK verilerine göre Türkiye’de 17 milyon 268 bin sigortalı işçi bulunuyor. Bunların 8 milyon 661 bini, en az 30 işçi çalıştıran iş yerlerinde görev yapıyor. Geri kalan 8 milyon 606 bin işçi ise iş güvencesi kapsamı dışında. Tasarıdaki 10 işçi sınırı korunmuş olsaydı yaklaşık 12 milyon çalışan bu kapsamda olacaktı; değişiklikle yaklaşık 3,3 milyon işçi daha güvencenin dışında kaldı.

Otuz işçi hesabında, aynı işverenin aynı işkolunda birden fazla iş yeri varsa bu yerlerde çalışanların toplamı dikkate alınıyor. İş yerindeki yardımcı işler de asıl işin dahil olduğu işkolu kapsamında değerlendiriliyor. Böylece sınır, yalnızca tek bir iş yerindeki çalışan sayısına bakılarak belirlenmiyor.

Hesaba belirli veya belirsiz süreli, tam ya da kısmi süreli, daimi veya mevsimlik iş sözleşmesiyle çalışanlar dahil ediliyor. İşçilerin fesih bildirimi tarihinde fiilen iş başında olması şart değil; iş sözleşmelerinin devam etmesi yeterli. İşe iade hakkı değerlendirilirken işçi sayısının yanında kıdem ve sözleşme türü koşullarının da birlikte sağlanması gerekiyor.