İran savaşı, Trump’ın 3 Kasım ara seçimleri hesabını zorluyor
ABD ile İran arasındaki savaş sekizinci ayına girerken Trump, 3 Kasım ara seçimlerinden önce saldırı olmayacağını açıkladı. Artan enerji maliyetleri Cumhuriyetçileri baskılıyor.
ABD ile İran arasındaki savaş sekizinci ayına girerken Donald Trump, 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlerden önce İran’a saldırmayacaklarını açıkladı. Trump’ın bu mesajı, savaşın Cumhuriyetçi Parti’ye sandıkta siyasi maliyet çıkarabileceği yorumlarını güçlendirdi.
Trump, İran’la “verimli görüşmeler” yürütüldüğünü savunurken Tahran’ın ekonomik ve askeri açıdan kötü durumda olduğunu, ablukanın sürdüğünü söyledi. Açıklamasında, ara seçimlerden önce İran’a hiçbir şekilde saldırmayacaklarını belirtti ve İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağını ifade etti.
Seçim baskısının merkezinde ise hayat pahalılığı var. Ülke genelinde benzinin galon başına ortalama fiyatı 4 dolar 36 sent seviyesinde kaldı. Savaşın yakıt, gübre ve gıda maliyetlerini yükseltmesi, işçi sınıfı seçmenlerinin desteğini korumayı Cumhuriyetçiler açısından zorlaştırıyor. Yeni anketler de partinin karşı karşıya olduğu tabloya ilişkin kaygıları artırıyor.
Trump’ın iki yıl önce rahat kazandığı Kuzey Carolina gibi bölgelerde bile Cumhuriyetçi adaylar kongre yarışlarında baskı altında. Savaşı eleştiren bir siyasi çıkışta, depo doldurma maliyetinin 80 dolara ulaştığı vurgulanarak benzin vergisinin geçici olarak askıya alınması desteklendi. Ancak eleştiride, fiyat artışlarının temel nedeninin İran’daki savaş olduğu ve çatışmanın sona erdirilmesi gerektiği savunuldu.
Trump, daha önce “hiç girmediğimiz savaşlarla anılacağım” diyerek ikinci dönemine başlamıştı. Sekiz aydır süren çatışma ise yönetimi hem dış politika hem de iç siyaset açısından sıkıştırıyor. Seçim öncesi saldırı olmayacağı açıklaması, savaşın seçmen üzerindeki etkisine dair kaygıların örtülü bir kabulü olarak değerlendiriliyor.
İran yönetimi de ABD’deki siyasi gelişmeleri yakından izliyor. Tahran, Hürmüz Boğazı ve petrol sevkiyatı üzerindeki baskı yoluyla Washington’a siyasi bedel ödetmeye çalışıyor. 1980’deki rehine krizi, dönemin başkanı Jimmy Carter’ın seçim yenilgisiyle ilişkilendirilmişti; bugünkü enerji gerilimi de Trump’ın ara seçim hesaplarını etkileyebilecek bir başlık olarak öne çıkıyor.
Trump’ın açıklamasında Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışına ve bir gecede 22 milyon varile ulaştığını söylediği miktara da değinildi. Savaş sürerken enerji fiyatları ve seçmen tepkisinin, 3 Kasım öncesinde Cumhuriyetçilerin karşılaşacağı siyasi baskıyı belirlemesi bekleniyor.