Gen tedavisi ve özel gözlükle görme algısında ilerleme
Gen terapisiyle özel kameralı gözlüğü birleştiren yöntem, retinitis pigmentosa hastalarının bir bölümünde ışık duyarlılığını ve temel görsel algıyı artırdı.
Uluslararası bir araştırma ekibi, kalıtsal göz hastalığı nedeniyle ileri derecede görme kaybı yaşayan kişilerde gen terapisi ile özel gözlüğü bir araya getiren yöntemi test etti. Klinik denemelerde bazı katılımcıların ışığa duyarlılığı artarken nesneleri ve kapı girişlerini algılamasında da iyileşme görüldü.
Basel Moleküler ve Klinik Oftalmoloji Enstitüsü tarafından duyurulan yaklaşım, genetik enjeksiyon ile kamera donanımlı gözlükleri birlikte kullanıyor. Hastalara, kehribar rengi ışığa duyarlı ChrimsonR proteininin üretim kodlarını içeren tek bir genetik enjeksiyon yapılıyor.
Özel gözlüklerdeki kamera çevredeki görsel değişimleri algılıyor ve bunları kehribar rengi ışık darbelerine dönüştürüyor. Bu sinyaller, retinanın hasar görmemiş hücrelerini harekete geçirmeyi amaçlıyor. Böylece görsel bilginin, gözden beyne iletilmesi için farklı bir yol oluşturuluyor.
İleri düzeyde retinitis pigmentosa hastası 10 kişinin katıldığı klinik denemelerde yedi kişinin ışığa duyarlılığında belirgin artış kaydedildi. Katılımcıların altısında ise klinik açıdan anlamlı iyileşmeler gözlendi. Bazı hastalar nesneleri algılayabildiğini ve kapı girişlerini tespit edebildiğini bildirdi.
Uzmanların beyin aktivitesi ölçümleri, oluşturulan sinyallerin beynin görme merkezlerine ulaştığını gösterdi. Bulgular, yöntemin yalnızca göz düzeyinde bir tepki oluşturmadığına, görsel bilginin beyin tarafından da işlenebildiğine işaret etti.
Yöntemle elde edilen görsel kazanımlar şimdilik sınırlı. Tedavi gören kişiler henüz okuma veya yüz tanıma gibi karmaşık işlevleri yerine getiremiyor. Buna karşılık temel algıdaki ilerlemelerin çevrede gezinmeyi kolaylaştırabildiği belirtiliyor.