Elitaş'tan Katz'ın Erdoğan ve Türkiye'yi hedef alan sözlerine tepki
Mustafa Elitaş, Israel Katz'ın Erdoğan ve Türkiye'yi hedef alan sözlerine tepki gösterdi; Türkiye'nin barış, huzur ve güvenlik iradesinin mesnetsiz ithamlarla sarsılamayacağını söyledi.
AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye'yi hedef alan ifadelerine tepki gösterdi. Elitaş, Türkiye'nin barış, huzur ve güvenlik için ortaya koyduğu iradenin açık olduğunu belirtti.
Elitaş, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, İsrail yönetiminin dünya barışını tehdit eden söylem ve eylemlerinin süreklilik gösteren bir saldırganlık örüntüsüne dönüştüğünü ifade etti. Bu tablonun siyasi sonuçlarının yanı sıra psikososyal dinamikler bakımından da sorunlu olduğunu kaydetti.
Meselenin klinik bir teşhis koymak olmadığını vurgulayan Elitaş, tehdit dilinin sıradanlaştırılması, şiddetin normalleştirilmesi ve başkalarının güvenliğinin değersizleştirilmesinin ortaya çıkardığı tabloya dikkati çekti. Bu yaklaşımın merkezinde, güvenliği başkalarının güvensizliği üzerinden kurma çabasının bulunduğunu savundu.
Elitaş, korkuyu yaymanın, tehdidi büyütmenin ve çatışmayı farklı coğrafyalara taşımanın saldırgan siyasetin sürdürülmesinde araç haline geldiğini belirtti. Bölgesel istikrarsızlığın dünya barışını tehdit eden bir güvenlik sorununa dönüştüğünü ifade eden Elitaş, eleştiriyi düşmanlık ve itirazı tehdit olarak gören bir dilin sorumluluğu başkalarına yüklediğini söyledi.
Türkiye'nin iç cephesini güçlendirmeyi amaçlayan “Terörsüz Türkiye” iradesi ile bunun devamındaki “Terörsüz Bölge” hedefinin korku, kutuplaşma ve istikrarsızlığın beslendiği zemini daralttığını kaydeden Elitaş, bu hedeflere yönelik sataşmaların tehdit üzerinden siyaset üreten anlayışın kaygılarını gösterdiğini dile getirdi.
Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın barış, huzur ve güvenlik iradesinin mesnetsiz ithamlarla sarsılamayacağını belirten Elitaş, masumların hayatını, mazlumların hakkını ve insanlığın ortak vicdanını savunduklarını ifade etti. Şiddetin normalleştirilmesi ve her eleştiriye saldırganlıkla karşılık verilmesinin vicdani sorumluluğu aşındırdığını kaydetti.