Menü
HABER366
SAĞLIK19 Temmuz 2026 06:00

Ebola belirtileri griple karıştırılıyor; uzman acil uyarı

Op. Dr. Faruk Atlı, Ebola'nın grip benzeri belirtiler gösterebildiğini, iç ve dış kanamalara yol açarak ağır seyredebileceğini; korunma ve aşı süreçlerine dikkat çekti.

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Faruk Atlı, Ebola virüsünün erken dönemde grip benzeri şikâyetlerle başlayabildiğini ve bu nedenle hastalığın ilk aşamada gözden kaçabileceğini söyledi. Atlı, virüsün seyri ve korunma yolları hakkında uyarılarda bulundu.

Atlı, Ebola'nın daha çok yabani hayvanlardan insanlara bulaştığını vurgulayarak, bulaşma yollarını anlattı: "Virüs, yabani hayvanlarla temas edilmesi veya onların salgılarıyla temas sonrası bulaşabilir. Derideki çatlaklardan vücuda girebilir." Uzman, maymun, antilop ve yarasa gibi hayvanların salgılarının ağız, burun, göz ve deri çatlaklarından vücuda girmesi sonrasında hastalığın gelişebileceğini belirtti.

Hastalığın belirtilerine dikkat çeken Atlı, erken safhada şikâyetlerin ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, kırgınlık, halsizlik, bulantı ve kusma gibi yaygın grip yakınmalarıyla örtüştüğünü söyledi. Atlı ayrıca, "Bunlara ek olarak ciltte, iç ve dış organlarda kanamalarla seyreden bir hastalıktır. Bu nedenle ağır seyreder ve ölümlere kadar sebep olabilir" ifadelerini kullandı.

Türkiye'de vaka görülme durumuna değinen uzman, "Türkiye’de çok görülmemiştir" diyerek mevcut duruma vurgu yaptı. Korunma için önerileri ise basit ve uygulanabilir: eller ve yüzün sık sık yıkanması, göz-ağız-burun temizliğine dikkat edilmesi ve riskli bölgelerde çalışanların maske takması. Şüpheli şikâyetlerde derhal hastaneye başvurulması gerektiğini özellikle belirtti.

Aşı geliştirme sürecinin zorluğuna da dikkat çeken Atlı, aşama aşama süreci özetledi: "İlk önce mikrobin elde edilmesi gerekir. Virüsün elde edilmesi oldukça zordur. Virüsler bakteriler gibi değildir. Virüsü elde ettikten sonra ona etkili olacak maddenin bulunması önemlidir. Daha sonra bunlar aşı haline getirildikten sonra önce hayvan deneyleri, ardından insan deneyleri yapılır. Bu nedenle aşıların geliştirilmesi uzun zaman alır."

Atlı, COVID-19 döneminde geliştirilen aşı tiplerine de örnek vererek farklara değindi: Çin aşısının ölü mikrop kullanılarak yapıldığını, Alman aşısının ise canlı aşı niteliğinde olduğunu; canlı aşıların az da olsa hastalık oluşturabileceğini, ancak amacın vücudu mikroba alıştırmak olduğunu söyledi. Uzman, riskli belirtiler görüldüğünde sağlık kuruluşlarına başvurmanın önemini yineleyerek uyarıyı sonlandırdı.