Menü
HABER366
GÜNDEM13 Ekim 2026 05:01

Beş örgütten Sabahattin Ali’nin ölümünün araştırılması talebi

Beş basın ve edebiyat örgütü, Sabahattin Ali’nin 1948’deki ölümüne ilişkin dosyaların yeniden incelenmesi, arşivlerin taranması ve mezar yerinin bulunması için başvurdu.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Yazarlar Derneği, Sabahattin Ali’nin 1948’deki ölümünün aydınlatılması için Adalet Bakanlığına başvurdu. Örgütler, soruşturma ve yargılama dosyalarının yeniden incelenmesini, devlet arşivlerinde araştırma yapılmasını ve yazarın mezar yerinin belirlenmesini istedi.

Başvuruda, ölümle ilgili resmî anlatımın aradan 70 yılı aşkın süre geçmesine rağmen kamuoyundaki, edebiyat ve tarih çevrelerindeki ve hukuk alanındaki soru işaretlerini gidermediği belirtildi. Olayın kapsamlı ve bağımsız biçimde araştırılmadığı yönündeki kaygılara dikkat çekildi.

Örgütler, Sabahattin Ali’nin dönemin güvenlik ve istihbarat mekanizmalarının denetimi altındayken yakalandığına ilişkin bilgileri hatırlattı. Yazarın kötü muamele ya da işkence sonucunda yaşamını yitirmiş olabileceği yönündeki iddiaların bağımsız bir incelemeyle araştırılmadığı ifade edildi.

Başvuruda, cansız bedenin kesin teşhisinin yapılamaması, otopsi sonrasında kalıntıların akıbetinin bilinmemesi ve yargılama belgelerindeki eksikliklerin kuşkuları artırdığı kaydedildi. Bu başlıkların dosyalar yeniden incelenirken açıklığa kavuşturulması talep edildi.

Talep yalnızca soruşturma ve yargılama belgelerinin gözden geçirilmesiyle sınırlı kalmadı. Olayla ilgili devlet arşivlerinin taranması ve Sabahattin Ali’nin mezar yerinin tespit edilmesi de istendi. Başvuruda, ölümün aydınlatılmasının Cumhuriyet tarihinin çok tartışılan faili meçhul dosyalarından birine ilişkin hakikatin ortaya çıkarılması bakımından önem taşıdığı vurgulandı.

Örgütler, Anayasa’nın 17. maddesindeki yaşam hakkı güvencesinin ve 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesinin, ölümlerin etkili biçimde araştırılmasını da kapsadığını belirtti. Sabahattin Ali’nin düşünceleri nedeniyle hedef alınmış olabileceğine ilişkin ciddi kuşkuların giderilmemesinin düşünce ve basın özgürlüğü açısından da sorun oluşturduğu ifade edildi.

Ölümün üzerinden uzun yıllar geçmesi nedeniyle zaman aşımı hükümlerinin gündeme gelebileceğine değinilen başvuruda, bunun adli ve tarihsel hakikatin araştırılmasına, arşivlerin incelenmesine ya da yazarın kalıntılarının tespit edilmesine engel olmadığı kaydedildi.