Belçika'da mahkeme cezaevi doluluğunu düşürme zorunluluğu getirdi
Gent Mahkemesi, cezaevindeki koşulların temel hakları ihlal ettiğine hükmederek doluluk oranını altı ay içinde yüzde 110'a çekme zorunluluğu getirdi; aksi halde günlük 500 avro ceza uygulanacak.
Gent İlk Derece Mahkemesi, Gent Cezaevi'ndeki mevcut koşulların mahkumların temel haklarını ihlal ettiğine karar vererek Belçika devletine cezaevindeki doluluk oranını 6 ay içinde gerçek kapasitenin en fazla %110'una indirme zorunluluğu getirdi. Mahkeme, sürenin sonunda belirlenen sınırın üzerinde kalan her mahkum için devlete günlük 500 avro para cezası uygulanabileceğini hükmetti.
Karar, ülke çapında gardiyanların uzun süredir protesto ettiği aşırı doluluk, personel yetersizliği ve altyapı eksiklikleri gündeminin en yoğun biçimde tartışıldığı dönemde açıklandı. Sorunlar, cezaevi personelinin 6 Eylül gecesi başlattığı ve 11 Eylül saat 22.00'de sona eren beş günlük grevin ardından kamuoyunda yeniden öne çıktı.
Grevin sürdüğü süre boyunca çok sayıda cezaevinde asgari hizmeti sağlamak için personel görevlendirildi; bazı cezaevlerinde ise güvenliğin korunması amacıyla polisten destek alındı. Sendikalar, yıllardır devam eden sorunlara dikkat çekerek hem görevlilerin hem de tutuklu ve hükümlülerin çalışma ve barınma koşullarının güvensiz hale geldiğini belirtti.
Hükümet verilerine göre 27 Ocak itibarıyla Belçika cezaevlerinde toplam 11.296 kişilik kapasiteye karşılık 13.470 kişi bulunuyordu. Aynı tarihte rapor edilen verilerde 545 mahkumun yerde şiltelerde uyuduğu bildirildi. Mahkeme kararının ardından bu dengesizlik ve barınma yetersizlikleri yeniden değerlendirilme zorunluluğu doğdu.
Hükümet, aşırı doluluk sorununu ele almak için şubat ayında cezaevi altyapısına ilişkin master planını güncellemiş; bazı eski cezaevlerinin daha uzun süre açık tutulması ve yeni kapasite oluşturulması yönünde kararlar almıştı. Mayıs ayında ise kısa süreli hapis cezalarında elektronik gözetimin daha fazla kullanılmasını öngören bir yasa tasarısı kabul edildi.
Mahkeme kararı, cezaevlerindeki yığılmanın hızlıca hafifletilmesini hedefliyor ve hükümet üzerindeki siyasal baskıyı artırabilir. Bu gelişme, Belçika'nın ceza infaz sistemindeki kronik sorunların çözümü için hem yerel politikada hem de insan hakları bağlamında ek adımlar atılması gerekliliğini gösteriyor.