Menü
HABER366
EKONOMİ9 Ağustos 2026 14:01

Abdülhamid Han 4 Yılını Tamamladı Bugün: Bayraktar, Güçleniyoruz

Abdülhamid Han sondaj gemisi 9 Ağustos 2022’den bu yana Mavi Vatan’da görev yapıyor; Bakan Bayraktar, filonun güçlendiğini ve keşif-üretim faaliyetlerinin sürdüğünü bildirdi.

Abdülhamid Han sondaj gemisi, göreve başlamasının dördüncü yılını doldurdu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar sosyal medya paylaşımında, Türkiye'nin 6 derin deniz sondaj gemisi ve 2 sismik araştırma gemisiyle dünyanın dördüncü büyük enerji filosuna sahip olduğunu belirtti ve Mavi Vatan’daki gücün arttığını vurguladı.

Gemi 9 Ağustos 2022'de Cumhurbaşkanı tarafından Mersin Taşucu Limanı'ndan Akdeniz'deki Yörükler-1 kuyusuna uğurlandı. Abdülhamid Han ilk olarak Akdeniz'de Taşucu-1 ve Akseki-1 kuyularında çalıştı; daha sonra farklı lokasyonlarda görev alarak bölgesel arama faaliyetlerine katkı sağladı.

2024 yılında gemi İstanbul Boğazı'nı geçerek Karadeniz'e intikal etti ve aynı yıl Amasra-4 kuyusunda çalışmalara başladı. 2024'ten itibaren Karadeniz'de 17 kuyuda sondaj yapan Abdülhamid Han, Akdeniz ve Karadeniz'de toplamda 20 farklı kuyu görevinde bulundu.

Bayraktar paylaşımında, “6 derin deniz sondaj gemimiz ve 2 sismik araştırma gemimizle, dünyanın 4. büyük enerji filosuna sahip ülke olarak Mavi Vatan’daki gücümüzü her geçen gün artırıyoruz. Türk mühendisliğinin gücünü denizlerimize taşımaya; milletimizin refahı için aramaya, keşfetmeye ve üretmeye devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi. Bakan ayrıca geminin Türkiye'nin enerji bağımsızlığı hedefinde önemli rol oynadığını belirtti.

Abdülhamid Han, 17 Mayıs 2025'te Göktepe-3 kuyusunda 75 milyar metreküplük doğal gaz keşfi gerçekleştirdi; bu keşifle Karadeniz'deki toplam doğal gaz rezervi 785 milyar metreküpe yükseldi. Gemi hâlihazırda Türkali-44 kuyusundaki sondaj çalışmalarını sürdürüyor.

7'nci nesil bir sondaj gemisi olan Abdülhamid Han, 238 metre uzunluk, 42 metre genişlik ve 12 bin 120 metreye ulaşan sondaj kapasitesiyle donatıldı. Bakan Bayraktar’ın paylaşımı, filonun kapasitesinin ve Türkiye’nin arama-üretim faaliyetlerinin ekonomi gündemindeki önemini bir kez daha öne çıkardı.