ABD USS Abraham Lincoln mürettebatı 250 gündür karaya çıkmadı
ABD Donanması'nın USS Abraham Lincoln uçak gemisindeki 5 bin kişilik mürettebat karaya çıkmadan 250 günü geride bıraktı; aileler, kötü koşullar ve psikolojik baskı nedeniyle endişeli.
ABD Donanmasına ait USS Abraham Lincoln uçak gemisinde görevli yaklaşık 5 bin denizci ve deniz piyadesi, İran savaşı öncesinde göreve çıkmış; savaş sonrası görev süreleri uzayınca gemi personeli 250 günü aşkın süreyle kara ayağı basmadan kaldı. Bu sürenin modern dönemde bir uçak gemisi için rekor olduğu belirtiliyor.
Basına yansıyan haberlere göre gemideki koşullar ve uzun görevlendirme periyodu mürettebat üzerinde ciddi baskı oluşturdu. Navy Times ve Stars and Stripes haberleri, kötü hijyen ve artan stres nedeniyle denize atlamaya çalışıldığı iddialarının bulunduğunu aktarıyor.
Geçen hafta San Diego'da yapılan bir toplantıda yaklaşık 200 aile üyesi deniz kuvvetleri liderlerine yakınları için kaygılarını iletti. Toplantıda bir kadın, eşinin kendisine "Umarım yarın uyanmam" mesajı attığını söyledi. Başka bir olayda ise bir denizcinin, denize atlamaya çalışan görev arkadaşını yakalayarak güverteye çektiği bildirildi.
California Kongre Üyesi Mike Levin, gemideki koşulları özetlerken "küflü duşlar, bozuk tuvaletler, haftalarca bekletilmiş çamaşırlar, uzun süreler boyunca sıcak su olmaması" gibi sıkıntılara dikkati çekti. Levin ayrıca öğünlerin yetersiz olduğunu, örnek olarak "yarım fincan pirinç ve iki tortilla" verildiğini, sabun, deodorant veya diş macunu bulunmadığını vurguladı.
Colorado Demokrat Kongre Üyesi Jason Crow ise Lincoln'deki personelin ve ailelerinin üzerindeki baskının "haftadan haftaya" arttığı uyarısında bulundu. Ailelerin ve milletvekillerinin endişelerini yetkililere iletmesi, personel refahının operasyonel hazırlık açısından önemini ortaya koyuyor.
Orta Doğu'da devam eden gerilim ortamında uçak gemilerinin görev sürelerinin uzaması, hem mürettebatın dayanıklılığını hem de bölgesel diplomasi ve askerî hazırbulunuşluğu etkileyebilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Ailelerin kaygıları ve rapor edilen olaylar, birliklerin moral ve lojistik ihtiyaçlarının karşılanmasının önemini bir kez daha gündeme getirdi.