ABD’nin Orban’ı BM Genel Sekreterliği için desteklediği iddiası
ABD’nin, eski Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ı BM Genel Sekreterliği için adaylığı değerlendirmeye teşvik ettiği ve desteklediği öne sürüldü. Nihai kararın henüz verilmediği bildirildi.
ABD’nin, eski Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ı Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği için aday olmayı değerlendirmeye teşvik ettiği ve bu görev için desteklediği öne sürüldü. İddia, üç ülkedeki kaynaklara dayandırılan bir haberde yer aldı.
Haberde, Orban’ın adaylığına ilişkin planın henüz nihai karara bağlanmadığı belirtildi. Söz konusu girişimde Rusya ve Çin’in de bu fikri destekleyeceğine inanıldığı, Orban’ın ise ortak aday olarak öne çıkarılmasının planlandığı aktarıldı. Bu değerlendirmeler, adaylık fikrinin uluslararası destek arayışıyla birlikte ele alındığına işaret ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, nisan ayında Macaristan’da yapılan seçimlerde Orban’a destek verdiği hatırlatıldı. Haberde, Orban’ın BM Genel Sekreterliği yarışına katılması durumunda Trump’ın desteğini sürdürmesinin beklendiği ifade edildi. Ancak konuya ilişkin açıklamanın ara seçimlerden sonraya bırakılabileceği tahminine de yer verildi.
İddia edilen planın kesinleşip kesinleşmeyeceği ve Orban’ın aday olmayı değerlendirip değerlendirmeyeceği konusunda nihai kararın beklendiği kaydedildi. Bu nedenle aktarılan tablo, kesinleşmiş bir adaylık ya da resmen açıklanmış bir destek değil, kaynaklara dayandırılan bir plan ve beklenti olarak öne çıkıyor.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ikinci görev dönemi 31 Aralık 2026’da sona erecek. Yeni genel sekreterin 1 Ocak 2027’de göreve başlaması öngörülüyor. Bu takvim, Genel Sekreterlik için ortaya atılan adaylık iddialarının önümüzdeki dönemde uluslararası gündemde yer bulabileceğini gösteriyor.
BM Şartı’na göre genel sekreter, Güvenlik Konseyinin tavsiyesi üzerine Genel Kurul tarafından atanıyor. Dolayısıyla göreve gelecek ismin belirlenmesinde bu iki BM organının süreci kritik önem taşıyor. Orban’ın adıyla ilgili iddia da olası bir adaylığın tek başına açıklanmasının yeterli olmayacağı, atama sürecinin BM mekanizması içinde ilerleyeceği bir dönemde gündeme geldi.