Menü
HABER366
KRİPTO PARA5 Mayıs 2026 12:46

Aave, 71 milyon dolarlık kripto el koyma girişimine itiraz etti

Aave, New York federal mahkemesine başvurarak Arbitrum’da rsETH açığından sonra dondurulan yaklaşık 71 milyon dolar değerindeki ether’in alıkonulmasını engellemek istedi.

Aave, New York Güney Bölgesi federal mahkemesine başvurarak, geçen ayki rsETH açığı sonrası Arbitrum üzerinde dondurulan yaklaşık 71 milyon dolar değerindeki ether’e erişimi engelleyen ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etti.

Dava dilekçesi, Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin (DPRK) zarar gören alacaklılarını temsil eden avukatların Arbitrum DAO’ya tebliğ ettiği ihtiyati tedbiri iptal etmeye yönelik. Aave, söz konusu varlıkların North Korea iddiasıyla el konulamayacağını; varlıkların protokol kullanıcılarına ait olduğunu savunuyor ve dondurma kararının platforma ve daha geniş DeFi ekosistemine geri dönülemez zarar verebileceğini belirtiyor.

Uyuşmazlığın merkezinde, Arbitrum Güvenlik Konseyi’nin açığın ardından dondurduğu 30.765 ETH bulunuyor. Avukatların iddiasına göre, rsETH’nin yanlış değerlenmesi veya temelsiz kullanımı Aave üzerinde yaklaşık 230 milyon dolar değerde ETH’nin çekilmesine yol açtı. Bu fonların bir kısmı daha sonra Arbitrum üzerinde ele geçirildi ve etkilenen kullanıcılara iade edilmesi amacıyla immobilize edildi.

Davacı alacaklılar, Kuzey Kore ile bağlantılı olduğu düşünülen Lazarus Grubu tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen saldırıya atfedilen bu fonların, saldırganlar tarafından kısa süreli el konulmuş olsa bile onların mülkiyeti haline geldiğini ve eski kararlarla ilişkilendirilebileceğini savunuyor. Bu davacılar, Kuzey Kore aleyhine toplamda 877 milyon dolar tutarında tazminat kararları elinde bulundurduklarını belirtiyor.

Aave avukatları ise bu teoriyi “tamamen yanlış” olarak nitelendiriyor. Dilekçede, dondurulan ETH’nin “tamamen suçu olmayan üçüncü şahıslara ait” olduğu, hırsızın kısa süreli elinde bulundurmasının hukuki mülkiyet sağlamayacağı öne sürülüyor. Ayrıca, açığın DPRK aktörleri tarafından gerçekleştirildiği yönündeki bağlantının doğrulanmamış raporlara dayanan varsayımsal kanıtlarla kurulduğu ifade ediliyor.

Bu dava, çalınan varlıkların hukuki niteliği ve üçüncü taraf kullanıcıların korunması bakımından emsal teşkil edebilecek bir tartışmayı gündeme getiriyor. Aave’nin başvurusu, Arbitrum içindeki yönetişim ayrışmasını derinleştirirken, mahkemenin kararı hem platformların sorumluluk sınırlarını hem de siber suç mağdurlarına yönelik tazminat taleplerinin uygulanabilirliğini etkileme potansiyeline sahip.